2023’te en güçlü 10 ekonomi arasında olabilmek için otomasyon şart


“Doğal kaynaklar ve madende üs ülke konumuna gelebiliriz”

Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en güçlü 10 ekonomisi içerisinde yer alabilmesi otomasyon sektörüne yapılacak yatırımlarla doğru orantılı. Rockwell Automation Türkiye Ülke Direktörü Cenk Ceylan’a göre; Türkiye özellikle doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlarda üs olabilir. Madeni sadece çıkartarak değil, işleyerek ve katma değerli şekilde satarak istenen hedeflere ulaşılabilir.

Türkiye’de son yıllarda 2023 hedefleri gündemin en önemli maddeleri arasında yer alıyor. Birçok sektör 2023 hedefleri doğrultusunda stratejilerini belirliyor. Ana hedef Türkiye’nin dünyanın en güçlü ilk 10 ekonomisinde yer alması. Bu hedefin ulaşılabilir hale gelmesi ise otomasyon sektörünün gelişimi ile doğru orantılı.

Otomasyon sistemlerinin ülkemize gelişi 10 yıl kadar geç olsa da, atak davranarak rekabet edebilecek konuma çok hızlı ulaştık. Türkiye’nin son dönemde global pazara açılması, ihracat hacminin, çeşidinin ve bölgelerinin çoğalması otomasyon sektöründeki konumumuzu olumluya çevirdi. Bu durum göz önüne alındığında doğru yatırım ve teşvikler sayesinde 2023 yılında dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefi gerçeklik kazanıyor. Türkiye’de otomasyonun gelişiminde öncü rol oynayan Rockwell Automation Türkiye’nin Ülke Direktörü Cenk Ceylan’a göre net bir cevap vermemiz gereken soru; “Sanayi ülkesi olacak mıyız olmayacak mıyız?”

“Her sanayide güçlü olacağız demek gerçekçi değil”
Üretimlerimizi otomasyonla geliştirerek büyümemizi hızlandıracağımızı ifade eden Cenk Ceylan sözlerine şöyle devam ediyor. “Türkiye olarak sanayiyi oldukça önemsiyoruz ama bizim çapımızdaki ekonomilere göre sanayimiz hala küçük. Mesela tarım ve hayvancılık ya da turizm, bunlar da ana gelişim alanları olabilir. Çevre ülkelerde örnekleri var. Ancak burada biz sanayiyi tercih ediyorsak bu defa hangi sanayi konusunda gelişim göstereceğimizi belirlememiz gerekiyor. Çünkü her sanayide güçlü olacağız diyebilmek çok gerçekçi değil.”

Türk sanayisi olarak global markalar haline gelmeyi hedefliyorsak Endüstri 4.0’ı uygulamamızın da kaçınılmaz olacağını söyleyen Cenk Ceylan sözlerine şöyle devam ediyor.  “En rekabetçi olabileceğimiz, hammaddesine ve kaynaklarına daha kolay ulaşabildiğimiz üretimleri tercih edip, bu sanayiler için teşvik programlarını uygularsak belli konularda 2023’te üs haline gelebiliriz. Nasıl bugün elektroniğin üssü Tayvan ve Singapur ise biz de doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlarda üs olabiliriz. Şunu da es geçmeyelim, madeni sadece çıkartarak değil onu işleyerek ve katma değerli biçimde satarak bunu elde edebiliriz. Maden örneğine diğer sanayi kollarını da ekleyebiliriz. Örneğin hızlı tüketim malları sektörleri (gıda, hijyen vb.), otomotiv, metal sanayi, makine imalat sanayi vb.”

Dünya üzerinde otomasyonun en ileri seviyede kullanıldığı sektörlerin başını hızlı tüketim ürünleri sektörü çekiyor. Buna ek olarak ilaç, otomotiv ve otomotiv yan sanayi parçaları üreten firmalar da otomasyonu en ileri seviyede kullanıyorlar. Bu sektörler daha çok perakende ürünleri ürettikleri için rekabet ortamları diğer sektörlere göre daha dinamik. Dolayısıyla sektörlerinde rekabetçi kalabilmeleri için otomasyon yatırımlarını daha hızlı ve daha efektif yapmaları gerekiyor. Aksi taktirde üretim kapasiteleri talepleri karşılayamıyor ve fiyatta rekabet edemiyorlar.

Meslek dönüşümleri Endüstri 4.0 ile başlayacak
Araştırmacılar, Endüstri 4.0 ile birlikte aynı zamanda yeni meslek gruplarının ortaya çıkacağını belirtiyor. Geleceğin fütüristik meslekleri konusunda yapılmış birçok araştırma mevcut. Data merkezi teknisyeni, dijital duyu geliştiricisi, duyu tamircisi, kişisel veri düzenleyicisi, sanal gerçeklik mimarı, robot ve yapay zeka terapisti gibi meslekler dijital dönüşüm ile birlikte ortaya çıkacak meslekler arasında yer alıyor.

Dijitalleşme ile birlikte, endüstri mühendisleri gerçek anlamda mesleklerini yapabilir hale gelecek. Veri analisti, kalite yöneticileri ve tedarik gibi alt meslek grupları oluşacak. Bu meslek grupları ile birlikte uzmanlar kişilerin nitelikli hale dönüşmesi ile birlikte, piramitin yukarısında daha fazla beyaz yaka olacağını ve daha az mavi yaka çalışan olacağını öngörüyorlar. Bu durumda üretici firmalar basit işler için çalışan bulmakta da zorlanacak.

Previous Akıllı Üretim Sözümüzü Tutuyoruz
Next Rockwell Automation distribütörleriyle İzmir’de bir araya geldi